Kayıtlar

Türkiye Milli Takımının Sorunu Üretememek Değildi

Resim
  Türkiye'nin Avustralya karşısında aldığı 2-0'lık yenilgiyi yalnızca skor üzerinden okumak kolay. Ancak FIFA'nın maç raporunun içine girildiğinde ortaya çıkan tablo, saha kenarında gördüğümüz hikâyeden çok daha farklı. Çünkü bu maçta Türkiye'nin temel problemi üretim eksikliği değildi. Türkiye'nin problemi, ürettiği üstünlüğü sonuca dönüştürecek son bağlantıyı kuramamasıydı. Maçın ardından en çok konuşulan rakamlar topa sahip olma oranı, şut sayısı ve kaçan fırsatlar oldu. Oysa raporun daha derin katmanları başka bir yere işaret ediyor. Türkiye maç boyunca 166 kez rakip savunma hatlarını kırmaya çalıştı ve bunların 132'sinde başarılı oldu. Rakip yarı sahada 348 kez topla buluştu. Oyuncular toplam 533 kez pas almak için girişimde bulundu ve bu girişimlerin 373'ü son bölgede gerçekleşti. Bu veriler, rakip savunmayı aşmakta zorlanan bir takımın verileri değil. Tam tersine, oyunu sürekli rakip yarı sahaya taşıyan bir takımın verileri. Fakat modern...

Scout ve Menajer Rakip Değil Aynı Sistemin Parçası

Resim
  Scout ve Menajer: Rakip Değil, Aynı Sistemin Parçası Futbolda bazı tartışmalar vardır. Uzun süre tekrar edilirler. Ve zamanla yanlış soruların, doğru cevaplardan daha fazla konuşulmasına neden olurlar. Scoutlar mı daha değerlidir? Yoksa menajerler mi? İyi transferler güçlü scouting departmanları sayesinde mi yapılır, yoksa geniş ilişki ağlarına sahip futbolcu temsilcileri sayesinde mi? Oysa Avrupa'nın oyuncu transferlerinde en başarılı kulüpleri çoktan farklı bir sonuca ulaşmış durumda. Başarılı transferler scoutların ya da menajerlerin değil, doğru kurulmuş sistemlerin ürünüdür. Bugün Avrupa'da oyuncu bonservis satışından yüksek gelir elde eden, kadro değerini sürekli artıran ve sportif başarıyı sürdürülebilir hale getiren kulüplerin ortak bir özelliği vardır. İster Brighton, ister Benfica, ister Atalanta, ister Midtjylland olsun; bu kulüpler transferi tek bir kişinin sezgisine, tek bir telefon görüşmesine veya tek bir departmanın görüşüne bırakmaz. Transfer onlar için bir k...

Futbolda Herkes Proje İstiyor Kimse Beklemek İstemiyor.

Resim
  Futbolun son yıllardaki en popüler kelimelerinden biri “proje”. Başkanlar projeler açıklıyor, sportif direktörler projeler anlatıyor, teknik direktörler projeler sunuyor. Taraftarlar projeler talep ediyor. Kulüpler gelecek planlarından, sürdürülebilir başarıdan ve uzun vadeli yapılanmalardan söz ediyor. Kulağa umut verici geliyor. Fakat ortada gözden kaçan bir çelişki var: Herkes uzun vadeli başarı istiyor. Ama kimse uzun vadeli sürecin maliyetini ödemek istemiyor. Bir oyun modelinin yerleşmesi zaman ister. Bir akademinin oyuncu üretmesi zaman ister. Bir scouting ağının oluşması zaman ister. Bir kulüp kültürünün değişmesi zaman ister. Bir organizasyonun aynı dili konuşmayı öğrenmesi zaman ister. Futbolda değerli olan hemen her şey zaman ister. Buna rağmen modern futbolun en kıt kaynağı para değildir. Oyuncu değildir. Veri değildir. Zamandır. Bugün birçok kulüp proje başlatıyor. Daha azı projeyi sürdürüyor. Daha da azı projenin meyvesini görebilecek kadar bekliyor. Çünkü proje sad...

Futbolun Kayıp Koridoru

Resim
  Sorun yabancı oyuncular değil. Sorun, geçişi yönetecek sistemlerin eksikliği. Türk futbolu uzun yıllardır aynı tartışmanın etrafında dönüyor. Yabancı oyuncu sayıları, kontenjanlar, yerli oyuncuların aldığı süreler ve gençlerin önünün açılıp açılmadığı neredeyse her sezon yeniden gündeme geliyor. Kurallar değişiyor, rakamlar değişiyor, yönetimler değişiyor. Ancak tartışmanın özü büyük ölçüde aynı kalıyor. Belki de bunun nedeni, yıllardır yanlış problemi çözmeye çalışıyor olmamızdır. Bugün genç oyuncuların neden yeterince gelişmediğini konuşurken çoğu zaman sahaya bakıyoruz. Oysa sorun çoğu zaman sahanın üzerinde değil, kulüplerin organizasyon yapılarında saklı. Çünkü modern futbolda oyuncular yalnızca antrenmanlarla gelişmiyor. Onları geliştiren şey, içinde bulundukları sistemler, karşılaştıkları rekabet ortamları ve profesyonel futbola hazırlanırken geçtikleri süreçlerdir. Başarılı akademiler oyuncu geliştirmiyor. Oyuncu geçişi yönetiyor. Bu ilk bakışta iddialı bir cümle gibi gör...