Scout ve Menajer Rakip Değil Aynı Sistemin Parçası
Scout ve Menajer: Rakip Değil, Aynı Sistemin Parçası
Futbolda
bazı tartışmalar vardır. Uzun süre tekrar edilirler. Ve zamanla yanlış
soruların, doğru cevaplardan daha fazla konuşulmasına neden olurlar.
Scoutlar mı
daha değerlidir?
Yoksa
menajerler mi?
İyi
transferler güçlü scouting departmanları sayesinde mi yapılır, yoksa geniş
ilişki ağlarına sahip futbolcu temsilcileri sayesinde mi?
Oysa
Avrupa'nın oyuncu transferlerinde en başarılı kulüpleri çoktan farklı bir
sonuca ulaşmış durumda.
Başarılı
transferler scoutların ya da menajerlerin değil, doğru kurulmuş sistemlerin
ürünüdür.
Bugün
Avrupa'da oyuncu bonservis satışından yüksek gelir elde eden, kadro değerini
sürekli artıran ve sportif başarıyı sürdürülebilir hale getiren kulüplerin
ortak bir özelliği vardır. İster Brighton, ister Benfica, ister Atalanta, ister
Midtjylland olsun; bu kulüpler transferi tek bir kişinin sezgisine, tek bir
telefon görüşmesine veya tek bir departmanın görüşüne bırakmaz. Transfer onlar
için bir karar değil, bir sistemdir.
Ve her
sistem gibi bu sistem de farklı uzmanlıkların birlikte çalışmasını gerektirir.
Modern
futbolda oyuncu bulmak artık eskisi kadar zor değildir.
Oyuncuyu
seçmek zordur.
Dünyanın her
noktasındaki maçlara ulaşılabilen, yüz binlerce oyuncunun verisinin takip
edildiği ve birkaç dakikada onlarca analiz raporunun üretilebildiği bir çağda
yaşıyoruz. Bilgiye erişim artık rekabet avantajı değildir.
Rekabet
avantajı, doğru bilgiyi doğru zamanda anlamlandırabilmektir.
İşte bu
noktada scoutlar ve menajerler devreye girer.
Çoğu zaman
aynı tartışmanın iki tarafı gibi gösterilseler de gerçekte tamamen farklı
görevler üstlenirler.
Scout
kulübün çalışanıdır.
Kulübün oyun
modeline, bütçesine, yaş profiline, gelişim stratejisine ve gelecekteki
hedeflerine hizmet eder. Görevi yalnızca oyuncu izlemek değildir. Görevi,
kulübün ihtiyaç duyduğu oyuncu profillerini tanımlamak ve karar vericilerin
önüne mümkün olan en doğru seçenekleri koymaktır.
Menajer ise
bağımsızdır.
Kulübü
değil, temsil ettiği oyuncuyu temsil eder. Oyuncunun kariyer planlamasını
yapar, fırsatları takip eder, pazarın hareketlerini okur ve oyuncusunun bir
sonraki adımını şekillendirmeye çalışır.
Birinin
odağında kulüp vardır. Diğerinin odağında oyuncu. Birinin baktığı yer içeridir.
Diğerinin baktığı yer piyasa.
Bu nedenle
scout ve menajer aynı görevi yapan iki farklı kişi değildir.
Aslında
onlar futbol ekosisteminin iki farklı bilgi kaynağıdır. Biri kulübün içinden
konuşur. Diğeri piyasanın içinden.
Başarılı
kulüpler ise bu iki sesi birbirine karşı konumlandırmak yerine aynı karar
sistemi içinde bir araya getirir.
Çünkü
transfer yalnızca oyuncu bulma işi değildir. Doğru oyuncuya ulaşma işidir. Doğru
zamanda ulaşma işidir. Doğru maliyetle ulaşma işidir. Ve çoğu zaman doğru
oyuncuyu ikna etme işidir.
İşte bu
nedenle Avrupa'nın başarılı kulüplerinin transfer organizasyonları yalnızca
scouting departmanlarından oluşmaz. Teknik ekipler, veri analistleri, sportif
direktörler, performans uzmanları ve temsilcilik ağları aynı sürecin farklı
parçalarıdır.
Özellikle
son yıllarda öne çıkan kulüplere baktığımızda ortak bir yaklaşım görüyoruz.
Brighton
oyuncuları yalnızca keşfetmiyor; onları sistemine uygun şekilde seçiyor,
geliştiriyor ve doğru zamanda satıyor.
Benfica
yıllardır dünyanın farklı bölgelerinde kurduğu oyuncu takip ağıyla değer
yaratıyor.
Atalanta
oyuncu gelişimini transfer stratejisinin merkezine yerleştiriyor.
Midtjylland
ise veri, scouting ve karar mekanizmalarını aynı yapı içinde birleştiriyor.
Bu kulüplerin
başarısı yalnızca iyi scoutlara sahip olmalarından kaynaklanmıyor.
Aynı zamanda
farklı bilgi kaynaklarını ortak bir karar sisteminde buluşturabilmelerinden
kaynaklanıyor.
Üstelik
menajerlerin rolü yalnızca oyuncu kazandırmakla da sınırlı değil. Modern
futbolun önemli gerçeklerinden biri şudur: Oyuncu almak kadar oyuncu satmak da
uzmanlık gerektirir.
Bugün
Avrupa'nın oyuncu kulüp geçişlerinde başarılı olan kulüpleri, temsilcilik
ağlarını yalnızca transfer hedeflerine ulaşmak için değil, oyuncularının bir
sonraki kariyer adımını planlamak için de kullanıyor.
Çünkü değer
yaratmak yalnızca doğru oyuncuyu bulmakla gerçekleşmez.
O değeri
doğru zamanda doğru pazara taşıyabilmekle gerçekleşir.
Tam da bu
nedenle modern futbolun başarılı kulüpleri transferi bireyler üzerinden değil,
süreçler üzerinden yönetir.
Modern Bir Transfer Sistemi Nasıl Çalışır?
Başarılı
kulüplerde transfer süreci bir telefon görüşmesiyle başlamaz.
Bir scout
raporuyla da tamamlanmaz.
Süreç
ihtiyaç analiziyle başlar.
Teknik ekip
ve sportif direktör, oyun modelinin hangi profile ihtiyaç duyduğunu belirler.
Scouting
departmanı bu profile uygun oyuncu havuzunu oluşturur.
Veri
ekipleri adayları performans, gelişim potansiyeli ve ekonomik değer açısından
analiz eder.
Temsilcilik
ağları oyuncunun kariyer planlamasını, sözleşme durumunu, transfer isteğini ve
transfer ihtimalini görünür hale getirir.
Kulübün
sağlık, performans ve karakter değerlendirme süreçleri devreye girer.
Bütün
bilgiler aynı masada buluşur.
Son kararı
ise tek bir kişi değil, kulübün oluşturduğu futbol aklı verir.
Bu nedenle
başarılı kulüplerde transfer bir kişinin başarısı değildir.
Bir sistemin
çıktısıdır.
Belki de
modern futbolun en büyük yanılgılarından biri transferleri isimlerle açıklamaya
çalışmaktır.
Bir oyuncu
başarılı olduğunda scout övülür. Bir oyuncu satıldığında menajer konuşulur. Oysa
sürdürülebilir başarı ne tek bir scoutun gözünde ne de tek bir menajerin ilişki
ağında saklıdır.
Sürdürülebilir
başarı, farklı uzmanlıkların ortak bir amaç doğrultusunda çalışabildiği
organizasyonlarda ortaya çıkar.
Bu nedenle
modern futbolun başarılı organizasyonlarında scoutlar ve menajerler birbirinin
alternatifi değildir.
Bir scoutun
görevi oyuncu bulmaktır. Bir menajerin görevi fırsat oluşturmaktır.
Kulübün
görevi ise bunların hiçbirini birbirinin alternatifi olarak görmeden ortak bir
stratejiye dönüştürmektir.
Transfer
süreçleri karmaşıklaştıkça, veri miktarı arttıkça ve futbol ekonomisi büyüdükçe
bu iş birliği daha da değerli hale gelecektir.
Çünkü modern
futbolda transfer bir telefon görüşmesiyle başlamaz.
Bir scout
raporuyla da bitmez.
Transfer;
veriyle, gözlemle, ilişkilerle, analizle ve doğru zamanlamayla şekillenen uzun
bir süreçtir.
Scoutlar bu
sürecin gözleridir.
Menajerler
kulaklarıdır.
Kararı veren
ise kulübün futbol aklıdır.
Çünkü modern
futbolda transfer scoutla başlar, menajerle genişler ve sistemle değer kazanır.
Yorumlar
Yorum Gönder